Bir lohusa hikayesi
Lohusalığı baştan keşfedelim.
Hiçbir şey göründüğü kadar korkutucu değil.
Ama anlatılanlar kadar kolay da değil.

Merhaba,
Bir kadını anne yapan, bir anneyi yeniden kendine yaklaştıran o inişli çıkışlı yolculuğun içinden geçtim. Oğlumun doğumundan sonra kendimi lohusa depresyonunun içinde buldum — belki de ilk kez bu kadar savunmasız, bu kadar yalnız, ama bir o kadar da dönüşüme açık hissettim. Bu blog, o karanlık dönemden geçerken içimden geçenleri, iyileşme sürecimi ve bir annenin yeniden ayağa kalkış hikâyesini paylaşmak için var. Belki bir cümlede kendini bulursun, belki yalnız olmadığını hissedersin. Ya da sadece biri sana içtenlikle “seni anlıyorum” der.
Seninle büyüdüm.
Ve büyümeye devam ediyorum.
Sevgiyle,
Bu Yolculuktan Notlar
Bazı hikâyeler anlatıldıkça hafifler. Burada, lohusalığın içinden geçen bir annenin yaşadıkları, öğrendikleri ve zamanla kabullendikleri yer alıyor.



Doğumdan önce hareketli ama bir o kadar da sessiz olan iki kişilik hayatım, doğumdan sonra tam anlamıyla bir curcunaya dönüştü...
Bebeğim yeni doğduğunda, her şeye alışmak için zamanım olacağını sanıyordum.
Ama gerçek öyle değildi. Her şeye bir anda alışmam gerekiyordu...
O günü unutmam çok da mümkün değil.
Doğum yaptığım hastanenin eve bebek hemşiresi hizmeti vardı...
seninlebuyudum.com‘da ilk kez yazıyorum. Yazmak biraz korkutucu ama bir o kadar da özgürleştirici...

